

İstanbul’da kendi işyerini işleten Bekir, şehrin kalabalığından ve yoğun çalışma temposundan bunaldığı için tatilini memleketinde geçirmeye karar verir. Bir süre işten uzak kalıp avlanarak rahatlamak ister. Arabasına binip köyüne gider; daha varır varmaz tüfeğini alarak ormana yönelir. Ne var ki av mevsimi henüz gelmemiştir. Köylüler, bu dönemde avlanmanın uğursuzluk getireceğine inandıkları için tedirgindir. Üstelik Bekir’in köye gelişiyle birlikte peş peşe terslikler yaşanmaya başlar. Köy halkı, başlarına gelen her olumsuzluğu onun gelişine bağlar. Bekir ise vurduğu kuşların kendisine ne gibi dertler açabileceğini düşünmeden ormanın derinliklerinde avlanmayı sürdürür. Ağaçların arasından gelen her silah sesinde köylülerin bakışları ormana çevrilir. Artık hepsi, orada avlanan kişinin geri dönmesini beklemektedir.