

Yunus ve Dilek, Türkiye’deki rahat yaşamlarını geride bırakarak Kazakistan’da bir okul açmak için çalışmaya başlar. Ancak karşılaştığı koşullar Dilek’in beklediğinden çok daha zordur. Yeni çevresine alışmakta güçlük çeken Dilek, kendini yalnız hisseder ve bu kararın neden alındığını sorgulamaya başlar. Bu sırada Cennet’in anlattığı aşk hikâyesi, ona yaptıkları işin ardındaki büyük amacı hatırlatır. Cennet’in geçmişi, İkinci Dünya Savaşı’nın Sovyet Rusya’sını sardığı günlere uzanır. Naziler ile Kızıl Ordu arasındaki çatışmalar, Kuzey Kafkasya Türklerinden yeni evli Niyaz ve Cennet’i ayırır. Savaşın ortasında birbirlerine söz veren çift, Cennet’in bekleyeceğine, Niyaz’ın ise ne olursa olsun geri döneceğine inanır.