

Kusursuz bir aile kurma düşüncesiyle Finlandiya ormanlarının içindeki ıssız bir eve taşınan Saga ve Jon, ilk başta yeni hayatlarına tutunmaya çalışır. Ancak bebeğin doğumundan sonra evliliklerindeki dengeler hızla bozulur. Jon, Saga’nın yanında durmak ve ona destek olmak ister; fakat genç kadın, yeni doğan bebeklerinde açıklayamadığı, ürkütücü bir terslik olduğunu hisseden tek kişidir. Bu sezgi, zaten kırılgan hale gelen ilişkilerini daha da zorlar. Film, doğum sonrası yaşanan yalnızlık hissini, uzak bir evin sessizliğiyle birleştirerek gerilimi sakin ama rahatsız edici bir yerden kuruyor. Saga’nın şüphesi gerçek mi, yoksa herkesin görmezden geldiği bir korku mu, hikâyenin merkezinde bu soru duruyor.