

Moda tasarımına büyük bir tutkuyla bağlı genç bir kadın, hiç beklemediği bir şekilde kendini 1960’ların Londra’sında bulur. Başta bu dönem ona renkleri, müziği ve şıklığıyla büyüleyici gelir. Üstelik hayranlık duyduğu idolüyle karşılaşması, yaşadıklarını daha da gerçek dışı kılar. Ancak zaman geçtikçe bu parıltılı dünyanın arkasında rahatsız edici bir karanlık olduğunu fark etmeye başlar. Göründüğü kadar masum olmayan Londra, genç kadının zihninde giderek daha tekinsiz bir hâl alır. Zamanın dokusu sanki yavaş yavaş çözülürken, geçmişle bugün arasındaki sınırlar da bulanıklaşır. Film, nostalji hissini psikolojik gerilimle bir araya getirerek karakterin içine düştüğü tuhaf ve huzursuz atmosferi sade ama merak uyandıran bir şekilde anlatır.