

1990’lı yılların siyasi ortamında geçen polisiye hikâyenin arka planında, o dönemde yaşanan faili meçhul cinayetler, zorla kaybetmeler, yargısız infazlar ve işkence vardır. Öldürülen insanların kimler tarafından, hangi koşullarda öldürüldüğü açıklığa kavuşmaz; cinayetlerin failleri belirsiz kalır. Zorla kaybedilen kişilerin ise nerede oldukları, başlarına ne geldiği bilinmez. Yargısız infazlarda insanlar bir mahkemenin önüne çıkarılmadan, kendilerini savunma hakkı bulamadan öldürülür. İşkence, bu siyasi iklimde insanlara uygulanan şiddetin bir başka biçimidir. Polisiye olaylar da suçun yalnızca cinayetle sınırlı olmadığı, zorla kaybetmelerin ve yargı kararı olmadan gerçekleştirilen öldürmelerin de yaşandığı bu dönemin içinde, aynı siyasi koşulların ortasında gelişir.