

Tütün deposunda bekçilik yapan adam, çevresindeki herkesi ve her şeyi dikkatle izler. İş yerindeki ayrıntıları, insanların alışkanlıklarını ve olup bitenleri öğrenmeyi kendine görev edinmiştir. Bu yüzden herkes ona Gözlemci diye seslenir; oysa yaptığı iş yalnızca depoyu korumak değildir. Gördüklerini biriktirir, gerektiğinde bu bilgilerden yararlanır ve düşüncelerini saklamadan dile getirir. Ancak başkalarının fark etmediği şeyleri söylemesi, çevresindekilerle arasına mesafe koyar. Gözlemlerini açıkça kullanan biri olarak bulunduğu yere tutunmakta zorlanır. Zihnini kurcalayan soru ise basittir: Dörtgenin gerçekten dört köşesi mi vardır, yoksa bir köşesinde duran kişi yalnızca karşısındaki üç köşeyi gördüğü için onu üç köşeli mi sayar?