

Andriy Dovzhenko, Sovyet sistemine boyun eğmeyi reddeden bir adam olarak merkeze alınıyor. Onun itaatsizliği, yalnızca kişisel bir tavır değil, baskıcı düzenin tahammül edemediği açık bir karşı çıkış gibi ele alınıyor. Sistem ise Dovzhenko’yu susturmak ve iradesini kırmak için yasaklı cezalandırıcı psikiyatri uygulamalarına başvuruyor. Film, bir insanın düşüncelerinden vazgeçirilmek istenirken nasıl kuşatıldığını sade ama rahatsız edici bir çizgide anlatıyor. Asıl gerilim, fiziksel baskıdan çok aklın, kimliğin ve direnme gücünün hedef alınmasında yatıyor. Bu nedenle hikâye, rejimle birey arasındaki çatışmaya odaklanıyor. Dovzhenko bu mekanizmanın altında ezilecek mi, yoksa kendisini var eden itirazı koruyabilecek mi?