

Başkan Reagan, Sovyet lideri Mihail Gorbaçov ile varılmaya çalışılan nükleer anlaşmayı kurtarmak için zamanla yarışır. Etrafındaki baskı giderek artarken, masadaki her cümle yalnızca diplomatik bir hamle değil, dünyanın kaderini etkileyebilecek bir karar gibi ağırlık kazanır. Film, Soğuk Savaş geriliminin en hassas anlarından birine odaklanırken, liderlerin kullandığı kelimelerin nasıl barışa kapı aralayabileceğini ya da felaketi biraz daha yaklaştırabileceğini sakin ama gergin bir tonla anlatır. Reagan’ın üzerindeki siyasi yük, görüşmelerin kırılgan yapısıyla birleşince hikâye daha çok kapalı kapılar ardındaki stres ve sorumluluk duygusu üzerinden ilerler.