

Kocasının ölümünden sonra Suna, kızı Funda’yla birlikte zor bir döneme girer. Bir zamanlar varlık içinde yaşarken şimdi geçimini sağlayabilmek için elindeki eşyaları satmak zorundadır. O günlerde aldığı eşyalar, bugün anne kızın yaşamını sürdürebilmesi için başvurabildiği bir çare olur. Ailesinden de sıkıntılarını giderecek bir destek bulamaz; ablasını bir türlü ikna edemez, annesi ise kendi yaşadığı zorluklar yüzünden onlara yardımcı olamaz. Funda da babasının kaybının ardından annesiyle birlikte bu güçlüklerin içinde kalır. Anne kız, önlerine çıkan her yeni sorunun yükünü taşırken neyle karşılaşacaklarını bilmeden yaşamaya devam eder. Yaşadıkları kötü günlerin bıraktığı izleri dalgaların silip silemeyeceği ise belirsizdir.