

Bir mahkûm, kızıyla yeniden görüşmek için bir gardiyanın eşliğinde memleketine gider. Bu ziyaretin onun için kızını görmekten başka bir amacı daha vardır: Kendini affettirmek ister. Kızının karşısına yalnızca yeniden buluşmak isteyen bir baba olarak değil, onun affını da isteyen biri olarak çıkmayı amaçlar. Ancak memleketine vardığında öğrendiği trajik gerçek, ziyaretin seyrini değiştirir. Kızıyla bir araya gelme niyetiyle yaptığı bu seyahat, orada öğrendikleri yüzünden mahvolur. Yanında bir gardiyanla geldiği memleketinde artık yalnızca kızına kendisini nasıl affettireceği meselesi yoktur; karşısında, bu görüşme için yaptığı bütün planların önüne geçen ve ziyaretini altüst eden bir gerçek vardır.