

Hasan, babasından miras kalan meyve bahçesiyle tarlasını işleyen, geçimini bu topraklardan elde ettiği ürünlerle sağlayan bir çiftçidir. Tarlasının tam ortasına dikilmek istenen elektrik direği, onu geçimini sağladığı araziyle ilgili bir sorunla karşı karşıya bırakır. Hasan da direğin buraya yerleştirilmesini önlemek için uğraşmaya, tarlasını bu plandan kurtarmanın bir yolunu bulmaya çalışır. Aynı dönemde hayatında başka bir hazırlık daha vardır: Hac için Mekke’ye gidecektir ve hareket edeceği gün giderek yaklaşmaktadır. Tarlasıyla ilgili meseleyle uğraştığı bu süreçte, yaklaşan Hac ziyaretiyle birlikte geçmişine dönüp bakmaya ve kendi içine yönelerek kendisini de sorguladığı bir arayışa girmeye başlar.