

Eva, görevini ideallerine bağlı kalarak yapan bir cezaevi memurudur. Geçmişinden tanıdığı genç bir adamın çalıştığı cezaevine nakledilmesiyle, hayatının en zor ikilemiyle karşı karşıya kalır. Bu gençle arasındaki bağı kimseye açıklamayan Eva, onun bulunduğu koğuşta görevlendirilmek için başvurur. Gitmek istediği yer, cezaevinin en sert ve şiddetin en yoğun yaşandığı koğuştur. Eva burada hem görevini yapmak hem de geçmişiyle ilgili sırrını saklamak durumundadır. Genç adamın varlığı, adalet anlayışıyla ahlaki değerleri arasındaki sınırı zorlamaya başlar. İçinde bulunduğu durumun yarattığı gerilim, yalnızca mesleğiyle sınırlı kalmaz; Eva’nın doğru bildiklerine ne kadar bağlı kalabileceği ve kendi geleceği de artık tehlike altındadır.