

Akdeniz’de geçen bu film, ilk bakışta sıradan bir deniz seyahati gibi duran bir durumun, sınıf ayrımları üzerine düşündüren bir karşılaşmaya nasıl kapı araladığını anlatıyor. Zenginlik ve yoksulluk arasındaki çizgilerin sanıldığı kadar sağlam olmadığını, hatta uygun koşullar oluştuğunda hızla anlamını yitirebildiğini sade bir dille ele alıyor. Toplumun insanlara biçtiği roller, sahip olunan para, güç ve alışkanlıklar üzerinden kuruluyor; ancak bu düzenin ne kadar kırılgan olduğu zamanla daha belirgin hale geliyor. Film, büyük laflar etmeden, karakterlerin içinde bulunduğu koşullar üzerinden sosyal konumların geçiciliğini hissettiriyor. Akdeniz’in parlak yüzeyiyle sınıf meselesinin sert tarafı yan yana durunca, ortaya düşündürücü bir hikâye çıkıyor.