

Kudret, bugüne kadar hayatını hep kurallara uyarak yaşamış, kendine göre bir düzen kurmuştur. Ancak hiç beklemediği olaylar bu düzeni altüst edince, çok sevdiği arabasına atlayıp Antep’e gitmeye karar verir. Önünde yüzlerce kilometrelik bir yol vardır ve bu mesafeyi aşmak, arabaya binip direksiyon başına geçmek kadar kolay olmayacaktır. Yol boyunca başına türlü işler gelir; üstelik yaşananlardan yalnızca kendisi değil, arabası da payını alır. Kudret için bu yolculuk, alıştığı kuralların dışında bir hayatla tanışma fırsatıdır. Yüzlerce kilometrenin sonunda dostluğun ne kadar önemli olduğunu keşfederken, her şeyi kuralına göre yapmadan yaşamanın da keyifli olabileceğini öğrenir.