

Annesinin beklenmedik ölümü Ruth’u yıllar sonra memleketine geri getirir. Bu dönüş, onun için yalnızca yasla baş etmeye çalıştığı zor bir dönem değildir; aynı zamanda babasıyla yeniden aynı çatı altında kalmak zorunda olduğu gergin bir karşılaşmadır. İlk başta her şey kederin ve uzun süredir birikmiş mesafelerin etkisi gibi görünür. Fakat babasının giderek tuhaflaşan tavırları Ruth’un aklında yeni sorular doğurur. Bildiğini sandığı aile düzeni çatırdamaya başlar, geçmişle bugün arasındaki boşluk daha da rahatsız edici hale gelir. Film, Ruth’un annesinin ölümünün ardından içine düştüğü belirsizliği ve babasına duyduğu güvenin nasıl sarsıldığını sade ama merak uyandıran bir gerilimle anlatıyor.