

Mesleğinin ağırlığı altında iyice yıpranmış bir İngiliz polis dedektifi, çocuk istismarı şüphesiyle gözaltına alınan bir adamı sorguya alır. Normalde soğukkanlı kalması gereken bu görüşme, dedektifin uzun süredir bastırdığı öfkeyle birlikte kontrolden çıkmaya başlar. Film, büyük olayları büyütmek yerine kapalı bir sorgu atmosferinde insanın sınırlarının nasıl zorlanabildiğine odaklanıyor. Şüpheliye yöneltilen sorular kadar, dedektifin kendi içindeki kırılma da gerilimi belirliyor. Onu tüketen şeyin yalnızca bu dosya değil, yıllardır biriken mesleki yorgunluk olduğu da hissediliyor. Kısa ve sert yapısıyla adalet duygusu, öfke ve tükenmişlik arasındaki ince çizgiyi sade ama rahatsız edici bir şekilde ele alıyor.