

Hikâye, gözü kara bir hırsla yaşayan ve konuşma yeteneği sayesinde her ortamda kendine yer açan José Sánchez’i takip ediyor. José’nin en büyük silahı, insanları kolayca ikna edebilmesi; en büyük zayıflığı ise nereye koştuğunu pek düşünmemesi. Beklenmedik bir rastlantı, onu El Serpiente adıyla bambaşka birine dönüştürüyor: duygularını geri plana atan, hedefe kilitlenen acımasız bir siyasi stratejist. Bu dönüşüm sadece bir isim değişikliği değil, karakterin içindeki karanlık tarafın ortaya çıkışı gibi ilerliyor.