

İsmiyle dikkat çekse de Zebercet’in hayatı dışarıdan bakıldığında oldukça sıradan görünür. Eski bir otelde müdürlük yapar ve görünürde herhangi bir sorunu yoktur. Oysa kendi içinde her gün hem kendisiyle hem de hayatıyla uğraşır; bu sessiz çatışmanın içinde çeşitli takıntılar edinmiştir. Bir gün otelin kapısından içeri giren güzel bir kadın, onun en büyük tutkusu ve saplantısı olur. Kadın, otelden ayrılırken bir hafta sonra yeniden geleceğini söyler. Zebercet için bundan sonraki bir hafta, onun dönüşünü beklemekle geçer. Kadının kaldığı odayı başka hiçbir müşteriye vermez, orayı titizlikle düzenler. Bu sırada kadının söylediği birkaç kelime de Zebercet’in zihninde durmadan tekrarlanır.