

İkinci Dünya Savaşı’nın patlak verdiği dönemde Norveç işgal edilirken, pek de cesur sayılmayan bir adama büyük bir görev verilir: ülkenin altın rezervini Almanların elinden almak. Ondan kurtarması beklenen, altınların yalnızca bir kısmı değil, Norveç’in sahip olduğu rezervin tamamıdır. Böylece bütün bir ülkeyi ilgilendiren bu işin sorumluluğu, insanların en cesuru olmayan birinin omuzlarına yüklenir. Görevi savaşın ve işgalin ortasında yerine getirmesi gerekir; üstelik söz konusu olan, kendi adına üstlendiği kişisel bir iş değildir. Adamın önünde, kendisine teslim edilen sorumluluğun büyüklüğüyle baş etmesini gerektiren ve Norveç’in tüm altınlarını kapsayan, yerine getirilmesi hiç de kolay olmayan bir görev vardır.