

Berlin’de doğup büyüyen Esra İnal, erkeklerin söz sahibi olduğu bir dünyada kendi hayatına yön vermeye çalışır. Onun için asıl mesele, başkalarının belirlediği sınırlar içinde yaşamak değil, özgürlüğünün peşinden gidebilmektir. Ancak bunu yapmaya çalışırken üzerinde kurulan baskılarla uğraşmak zorunda kalır. Karşılaştığı güçlükler yalnızca çevresinden kaynaklanmaz; kendi yaptığı hatalar da hayatının bir parçasıdır. Esra, hem bu hatalara hem de maruz kaldığı baskılara rağmen özgürlük arayışından vazgeçmez. İçinde bulunduğu koşullardan çıkabilmek için aradığı yolu yine kendi içinde bulur. Hayatını nasıl yaşayacağı konusunda erkek egemen bir dünyanın dayatmalarıyla karşı karşıya kalsa da kendi yönünü belirlemeye devam eder.