

Willow, teyzesi Alwina’dan kendisine koca bir orman kaldığını öğrenince bununla ne yapacağını düşünmeye başlar. Miras kalan şey, küçük bir arazi ya da birkaç ağaç değil, bütün bir ormandır. Üstelik Alwina’nın ona bıraktıkları bununla da sınırlı değildir. Ormanın yanında küçük, eğri büğrü bir kulübe de artık Willow’a aittir. Ancak bu beklenmedik mirasın en önemli parçası ne orman ne de kulübedir: Alwina, cadılığını da yeğenine bırakmıştır. Böylece Willow’ın önündeki mesele, kendisine kalan bir yerle ne yapacağına karar vermekten ibaret olmaktan çıkar. Asıl karar vermesi gereken, teyzesinden kalan cadılığı da kabul edip etmeyeceğidir. Çünkü bu mirası kabul etmek, beraberinde getirdiği bütün sonuçları da kabul etmek anlamına gelir.