

1945 yılında Enrico Piaggio’nun Pontedera’daki fabrikası savaşın ardından harabeye dönmüştür. Fabrikada çalışan 12 bin kişi işsiz kalma ve yoksulluk tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu ailelerin geçiminin kendi alacağı kararlara bağlı olduğunu bilen Piaggio, yeni iş alanları yaratmanın yollarını arar. Ülkenin ekonomik ve toplumsal toparlanmasına katkı sağlayacak, ulaşımı yeniden canlandıracak bir araç tasarlamayı düşünür. Aklındaki araç küçük, dayanıklı, pratik ve herkesin satın alabileceği kadar uygun fiyatlı olmalıdır. Piaggio, bu fikri hayata geçirmek için havacılık alanındaki deneyimiyle tanınan mühendis Corradino D’Ascanio’ya başvurur. D’Ascanio’nun tasarımı, İtalyan yaratıcılığı ve tasarımının simgesi haline gelen Vespa’yı ortaya çıkarır.