

1930’larda geçen film, genç yaşta kimsesiz kalan Rose’un Hillyer ailesinin evine alınmasıyla başlıyor. Aile, güzel ve savunmasız görünen bu genç kadını hizmetçi olarak yanlarına alarak onu sokakta kalmaktan, kötü bir hayata sürüklenmekten koruduklarını düşünür. Ancak Rose’un eve gelişi, kısa sürede beklenmedik sorunları da beraberinde getirir. Alımlı tavırları ve güzelliği, çevresindeki erkeklerin ilgisini fazlasıyla çeker; hatta çoğu ona kolayca tutulur. Rose ise erkeklerle yaşadığı bu karmaşadan şikâyetçi görünse de içten içe ilginin farkındadır ve bundan hoşlanır. Hillyer ailesinin reisi ise evin düzeninin bozulmasından rahatsız olur. Gelişmeler kontrolden çıkmadan bu duruma son vermeye kararlıdır.