

1930 yılında Sovyet hükümeti, bir grup saygın ekonomist ve mühendisi darbe girişiminde bulunmakla suçlayarak yargı önüne çıkarır. Kendi meslek alanlarında saygınlığı olan bu kişilere yöneltilen suçlama, çalışmalarıyla ilgili bir usulsüzlük değil, Sovyet yönetimini devirmeye yönelik bir girişimdir. Sanıklar, hükümetin ortaya attığı iddialar karşısında, sonunda ölüm cezası alabilecekleri bir davada yargılanır. Haklarında verilecek karar açısından belirleyici olan, kendilerine yöneltilen darbe girişimi suçlamasının kanıtlanıp kanıtlanamayacağıdır. İddiaların mahkemede kanıtlanması durumunda bu ekonomist ve mühendisler ölüm cezasına çarptırılacaktır; dolayısıyla önlerindeki yargılama, yalnızca mesleki konumlarını ya da saygınlıklarını değil, doğrudan yaşamlarını ilgilendiren bir suçlama üzerinden yürütülür.