

Nikola Tesla, geliştirdiği teknolojilerle yirminci yüzyılın elektrik çağında köklü değişikliklere öncülük eden dâhi bir mühendis ve durmadan çalışan bir mucittir. Buna rağmen adı, Edison ve Marconi kadar öne çıkmaz; tanınırlık açısından bu iki ismin gölgesinde kalır. Bugünün kablosuz dünyasının temelinde ise Tesla’nın kendi döneminin ötesine uzanan fikirleri vardır. Onun üretken ama disiplinden uzak hayal gücü, hem buluşlarını besleyen en önemli kaynak hem de düşüşüne neden olan etkendir. Zihnindeki olanakların zenginliği, bunları belirli bir düzene sokmakta yaşadığı güçlükle bir aradadır. Zamanla Tesla’nın parlak bir yenilikçi olarak kazandığı itibar geri planda kalır ve onun yerini giderek deli bilim insanı olarak anıldığı bir kimlik alır.