

1956’da Macaristan’daki ayaklanmanın bastırılması, Doğu Almanya’daki bir lise sınıfının gündemine girer. On ikinci sınıf öğrencileri, olaylarda hayatını kaybedenlerle dayanışma göstermek için ders sırasında iki dakikalık saygı duruşunda bulunmaya karar verir. Başta yalnızca sınıf içinde kalacak sessiz bir tepki olarak düşünülen bu eylem, okul yönetiminin ve devlet yetkililerinin dikkatini çeker. Öğrencilerden kimin fikri ortaya attığını açıklamaları istenirken, sınıf arkadaşları ortak kararlarının arkasında durmaya çalışır. Bu küçük protesto, gençlerin eğitim hayatını ve birbirleriyle kurdukları güveni doğrudan etkileyen bir mesele hâline gelir.