

Uzun bir aradan sonra Paris’ten ülkesine dönen bir kadın, hayatı hakkında pek çok şey bilen bir adamla karşılaşır. Kadın için bu adam, hakkında çok az şey bildiği, neredeyse hiç tanımadığı biridir; aralarında karşılıklı bir tanışıklık yoktur. Adamın kadın hakkında bildikleri ise onu yalnızca tanıdık bir yüz olarak hatırlamaktan çok daha fazlasını içerir. Böylece yıllar sonra ülkesine geri gelen kadın, kendisinin pek tanımadığı, buna karşılık kendi yaşamına dair birçok ayrıntıyı bilen biriyle bir araya gelir. Bu karşılaşmada ikisinin birbirine dair bilgisi aynı değildir: Kadının adama ilişkin bilgisi sınırlıyken, adam onun hayatını çok daha yakından bilir.