

20 yaşındaki Marisa, yabancılardan, Yahudilerden, polislerden ve Almanya’nın sorunlarından sorumlu tuttuğu herkesten nefret eden bir Neo-Nazi’dir. İçki içip kavga eden, çevresindekileri kışkırtan Marisa, yaptıracağı bir sonraki dövmenin Adolf Hitler portresi olmasını planlar. Kendini yalnızca bağlı olduğu çetenin içinde kabul görmüş hisseder; bu çevrede şiddet, nefret ve sert partiler sıradanlaşmıştır. Gruba katılan 14 yaşındaki Svenja, Marisa’yı örnek alır. Marisa da ona grubun ideolojisi uğruna mücadele eden güçlü bir kız olması gerektiğini aşılamaya çalışır. Ancak Marisa’nın genç bir Afgan sığınmacıyla tesadüfen karşılaşması, yıllardır savunduğu düşünceleri sorgulamasına neden olur. Çetenin katı kurallarının dışında başka bir bakış açısının varlığını fark eden Marisa, ait olduğu çevreden kopmanın ne kadar zor olduğunu görür.