

Stefan, annesinin ölümünden sonra ailesiyle ilk kez aynı sofraya, büyükannesinin doğum günü için gelir. Bu buluşma onun için yalnızca bir kutlama değildir; geride bıraktığını sandığı duygular yeniden belirir. Annesi hakkında yarım kalmış bir film vardır ve Stefan onu tamamlamak ister, sanki eksik kalan birkaç kare annesiyle kuramadığı son konuşmanın yerini tutacaktır. Bir yandan da sokakta karşılaştığı köpeği kurtarma isteği aklını meşgul eder. Rüzgar Konuş Benimle, büyük olaylar peşinde koşmadan, yasın ve aileyle yeniden yan yana gelmenin sessiz tarafına bakıyor. Stefan’ın çabası, hem annesine hem de kendine dair yarım kalmış şeylerle yüzleşme hali gibi duruyor.