

Lamis, başkalarının onu nasıl gördüğü ile gerçekte kim olduğu arasındaki fark üzerine düşünür. İnsanların gözünde kusursuz olmanın mümkün olmadığını, bunun yalnızca kendisi için değil, herkes için geçerli olduğunu fark eder. Gözlerini kapattığında, zihninden geçenlerin hepsinin doğru olmadığını anlar; kafasında kurdukları, gerçekte olanlarla aynı şey değildir. Kendini başka insanlarla karşılaştırmasının da kendisini tanımak için doğru bir ölçü olmadığını görür. Başkalarının ona dair düşünceleri, onun kim olduğunu bütünüyle açıklamaz. Üstelik mesele yalnızca insanların kendisi hakkında ne gördüğü değildir: Lamis’in gördükleri de her zaman gerçeğin tamamını yansıtmaz. Bu yüzden kendi düşüncelerini ve gördüklerini sorgulamadan doğru kabul etmemesi gerektiğinin farkına varır.