

Kongo’da, ülke tarihinin en büyük tecavüz davası görülür. Yargılama, kapsamıyla ülkenin geçmişindeki benzer davalar arasında ayrı bir yer tutarken, bu süreçte kadınların yaşadıkları da yakından takip edilir. Davanın merkezindeki kadınlar, yalnızca mahkemeye konu olan olaylarla değil, kendi hayatları ve gösterdikleri dirençle de yer alır. Onların yaşamlarına daha önce mümkün olmayan bir yakınlıkta tanıklık etmek, böylesine büyük bir yargılamanın insan tarafını da açığa çıkarır. Hukuki sürecin yanında kadınların deneyimleri, yaşadıkları koşullar ve sarsılmaz güçleri bulunur. Böylece, Kongo tarihindeki bu davanın kapsamı kadar, onun bir parçası olan kadınların hayatları da süreç boyunca görünür hâle gelir.