

Meksika’nın ihmal, yolsuzluk ve şiddetle boğuşan bir sınır kasabasında çalışan bir öğretmen, öğrencilerinin derslere karşı ilgisizliğini aşmaya çalışır. İçinde bulundukları koşulların yanı sıra sınıftaki bu kayıtsızlıkla da uğraşmak onu bunaltmıştır, ancak öğrencilerine ulaşmak için farklı bir yöntem denemeye karar verir. Alışılmış öğretim biçimlerinin dışına çıkan bu yaklaşımda amacı, çocuklara yalnızca ders anlatmak değil, onların merakını harekete geçirmektir. Öğrencilerin öğrenmeye ilgi duymasını sağlamaya çalışırken, henüz ortaya çıkmamış yeteneklerini keşfetmelerine de alan açmak ister. İhmalin gündelik yaşamın bir parçası olduğu bu kasabada öğretmenin çabası, çocukların sahip oldukları potansiyeli açığa çıkarmaya, belki de aralarında birer dâhi bulunduğunu keşfetmeye yöneliktir.