

18. yüzyılın Venedik’inde yaşayan Cecilia, henüz yirmi yaşında bir keman virtüözüdür. Kaldığı Pièta yetimhanesinde kendisine başka bir hayat kurabilmesinin tek yolu evlenmektir. Kemandaki ustalığı bile ona bu kapalı hayatın dışına çıkma imkânı vermez ve Cecilia, geleceğinin de bu sınırlar içinde belirlendiğini bilerek yaşar. Yetimhaneye yeni keman öğretmeni olarak gelen Antonio Vivaldi ile tanışmasıysa hayatında bir değişimin başlangıcı olur. Parlak olduğu kadar hırslı bir besteci olan Vivaldi, Cecilia’nın karşısına yalnızca bir öğretmen olarak değil, müziğiyle ona rehberlik eden biri olarak çıkar. Cecilia, onun ve müziğinin desteğiyle, daha önce kaçınılmaz kabul ettiği kadere karşı koyma gücünü bulur.