

Pike River Madeninde yaşanan patlama, 29 madencinin ölümüyle küçük bir topluluğun hayatını geri dönülmez biçimde değiştirir. Resmî açıklamalar ve soruşturmalar ilerledikçe, geride kalan aileler için yas tutmak kadar cevap aramak da önemli hale gelir. Bu film, kayıplarının ardından sessiz kalmayı reddeden iki kadına odaklanıyor. Onlar, ihmallerin üzerinin kapatılmaması, sorumluların hesap vermesi ve madencilerin hatırasının yalnızca bir felaket haberine indirgenmemesi için inatla mücadele eder. Hikâye büyük laflar etmeden, acının gündelik hayata nasıl yayıldığını ve adalet arayışının insanı nasıl tüketebildiğini gösteriyor. En güçlü yanı da kahramanlık gösterisinden çok, sıradan insanların kararlılığına yer açması.