

Birinci Dünya Savaşı’nın henüz başlamadığı bir dönemde bir baba, canı gibi sevdiği kızının zengin bir adamın oğluyla yaşadığı sorunla karşı karşıya kalır. Kızının başının derde girmesi üzerine bu durumla nasıl başa çıkacağını düşünmeye başlar. Onun için mesele yalnızca kızı ile genç adam arasında yaşananlarla sınırlı değildir; kendi onurunu korumak da çözüm ararken gözettiği bir konudur. Bir yanda çok sevdiği kızı, diğer yanda ise oğlunun adı bu soruna karışan varlıklı bir adam vardır. Baba, kızının içinde bulunduğu durum karşısında onurundan ödün vermeden ne yapabileceğini ve bu meseleyi nasıl çözebileceğini bulmaya çalışır.