

Saniye, kocası Süleyman ve dört çocuğu Hikmet, Yılmaz, Mehmet ve Asiye ile birlikte, 1950’lerde dağ yamacına kurulmuş birkaç haneli bir köyde yaşar. Ailenin derme çatma evlerinde sürdürdüğü huzurlu hayat, Saniye’nin vereme yakalanmasıyla sarsılır. Hastalıktan kurtulamayacağına inanan Saniye, kendisi öldükten sonra çocuklarına ve kocasına kimin bakacağını düşünür. Buna bir çare bulmak için Süleyman’ı, çocuk sahibi olamayan bir kadınla evlenmeye ikna eder. Böylece kendisinin yokluğunda ailesinin bakımını üstlenecek biri evde olacaktır. Ancak tedavisi Saniye’nin beklediğinden farklı sonuçlanır ve sağlığına kavuşur. Altı ay sonra iyileşmiş olarak köyüne, ailesinin yanına döner. Kocasına ve çocuklarına bakması için evlenmelerini istediği kadın artık oradadır; Saniye bundan böyle evini Süleyman’ın ikinci eşiyle paylaşacaktır.