

Sam için hayat, dansa duyduğu tutkuyla şekillenmiştir. Uluslararası bale akademisinde kendini kanıtlamaya çalışırken, kariyerinin en önemli fırsatını yakalar ve Kırmızı Pabuçlar adlı bale temsilinde başrole seçilir. Her şey onun için doğru gidiyor gibi görünürken, temsil gecesi yaşanan trajik bir kaza bütün dengeleri değiştirir. Kardeşi Annie’nin hayatını kaybetmesi, Sam’i yalnızca büyük bir yasla değil, geleceği hakkında zor bir kararla da karşı karşıya bırakır. Bu film, Sam’in dansla kurduğu bağın ve ailesinde yaşanan kaybın onun hayatındaki yerini sade bir dille anlatıyor. Büyük sahne hayalleri ile kişisel acı arasına sıkışan Sam, akademiyi bırakma noktasına gelir.