

Söz yazarı Catherine Brown, hayatı paramparça olduğunda ailesinin yaşadığı Woodstock’a taşınır ve yaşamını burada sürdürmeye başlar. Hayatındaki bu değişiklik, yalnızca başka bir yere yerleşmekle sınırlı kalmaz; Catherine, ailesinin yanında kendi geçmişiyle de yüzleşir. Bundan sonra nasıl bir hayat kuracağı sorusunun yanında, geçmişiyle hesaplaşmak da önünde durmaktadır. Bir yandan yaşadıklarıyla yüzleşirken bir yandan da başarının kendisi için ne anlama geldiğini anlamaya çalışır. Catherine’in farkına varacağı şey, gerçek başarının her şeyden önce kendisi olabilmekten geçtiğidir. Woodstock’ta ailesinin yanında geçirdiği bu dönemde, kendi kimliği ile başarıya yüklediği anlam arasındaki bağı daha açık biçimde görmeye başlar.