

Beş yaşındaki küçük kızlarının ortadan kaybolmasıyla bir ailenin hayatı altüst olur. Anne ve baba, pek çok ebeveynin düşünmekten bile çekindiği bir durumla, çocuklarının kaybıyla karşı karşıya kalır. Bu kaybın getirdiği kederin yanında öfke ve çaresizlik de ailenin yaşadıklarının bir parçası olur. Kızlarının yokluğuyla baş etmeye çalışırken taşıdıkları suçluluk duygusu, yaşananları onlar için daha da ağırlaştırır. Babanın bu süreçte yaşadıkları, kayıp bir çocuğun ardından duyulan acının yanı sıra takıntıyı da içerir. Ailenin artık bütünüyle değişen hayatında, küçük kızın kayboluşu kadar, bu olayın anne ve babanın üzerinde bıraktığı yük de önemli bir yer tutar.