

Aladağlar’da bulunan bir grup insan, kendilerini hiç beklemedikleri olayların içinde bulur. Grubun başından geçenlerin merkezinde Can vardır; olup bitenler onun gördükleri ve algıladıkları üzerinden aktarılır. Diğerlerinin neler yaşadığına ilişkin bilgiler de Can’ın bakış açısıyla sınırlı kalır. Ancak grubun yaşadıklarıyla yaşadıklarını düşündükleri şeyler arasında kesin bir ayrım yoktur. Gerçekleşen olaylar kadar, onların bu olayları nasıl algıladığı da önem taşır. İçinde bulundukları durumun korkutucu yanı, karşılarına çıkan bir cin, şeytan ya da periden kaynaklanmaz. Ortada bir katil de bulunmaz; Aladağlar’daki grubun karşı karşıya kaldığı korkunun temelinde, ne kadarının gerçekten yaşandığı belirsiz olan bu beklenmedik olaylar vardır.