

Gazeteci Julia Miller, son dönemde hem yazılarına hem de kendi hayatına karşı eski hevesini kaybetmiştir. Kelimeler eskisi kadar kolay gelmez, yaptığı iş de ona eskiden verdiği heyecanı vermez. Patronu, küçük kasaba hayatının çekiciliğini anlatan bir dosya hazırlamasını isteyince Julia’nın yolu çocukluğunu geçirdiği Williston’a düşer. Başta bunu sıradan bir görev gibi görür; fakat kasabaya adım attıkça eski sokaklar, tanıdık yüzler ve yarım kalmış anılar onu beklediğinden fazla etkiler. Film, Julia’nın mesleğine yeniden bağlanma çabasını kasaba hayatının sakin ritmiyle birlikte anlatıyor. Büyük kırılmalardan çok, küçük karşılaşmalar ve geçmişle barışma hissi öne çıkıyor.