

Kırk yaşındaki Mızrap, Antakya’nın küçük bir ilçesinde yaşar. Babasının gözünde bu yaşına gelmesine rağmen hâlâ adam olamamıştır. Babası ona zar zor bir iş bulur, ancak Mızrap bu işten kovulur. İşini kaybettiği gün, evde babasının tepkisiyle karşılaşır. Babası, komşularının gözü önünde ona tokat atıp evden kovar. Mızrap’ın o gün asıl içine oturan ise yediği tokattan çok, babasının herkesin önünde ona bir hiç olduğunu söylemesidir. Bunun üzerine hayatında ilk kez babasına karşı durur ve onun blöfünü görerek evi terk eder. Bu kararın sonrasını, ne yapacağını ya da başına neler gelebileceğini düşünmez. Mersin’in bir köyünde yaşayan asker arkadaşı Salim’in yanına gitmeye karar verir.