

19. yüzyıl Meksika’sında geçen film, yeteneğiyle dikkat çeken genç bir yazarın karanlık hayal gücünü merkeze alıyor. Yeni öykülerinin peşindeyken zihninin bastırılmış köşelerine doğru sürüklenen bu genç adam, bir süre sonra kendi yarattığı korku karakterlerinin yalnızca kâğıt üzerinde kalmadığını fark eder. Yazdıklarıyla yaşadıkları arasındaki sınır giderek belirsizleşir; çocukluk korkuları, suçluluk duygusu ve bastırdığı anılar ona farklı yüzlerle geri döner. Atmosferini dönemin Meksika’sından alan hikâye, gotik öğeleri kişisel bir hesaplaşmayla birleştiriyor. Anlatı, büyük açıklamalar yapmak yerine kahramanın zihnindeki çatlakları takip ediyor. Korku tarafı kadar, bir yazarın kendi karanlığıyla baş başa kalması da öne çıkıyor.