

19. yüzyılda, sarhoş bir elma likörü satıcısının Kuzey Amerika’nın en büyük kürk avcısı olması gerekir. Elma likörü satmakla kürk avlamak birbirinden farklı işlerdir, ancak onun ulaşması gereken hedef, yalnızca yeni bir iş öğrenmekten ibaret değildir. Sıfırdan başlayıp kahraman olabilmesi için önünde bekleyen yüzlerce kunduzu yenmek zorundadır. Karşısındaki görev, tek bir kunduzu yakalamakla ya da birkaç hayvanın üstesinden gelmekle tamamlanacak gibi değildir; baş etmesi gerekenlerin sayısı yüzleri bulur. Üstelik sıradan bir avcı olmak da yeterli olmayacaktır. Bu sarhoş satıcının varması gereken yer, bir kasabanın ya da bölgenin değil, bütün Kuzey Amerika’nın kürk avcıları arasındaki en üst basamaktır.