

Zekeriya Taştan, İstanbul sokaklarında çiğ köfte satarak geçimini sağlayan genç bir adamdır. Çok konuşması sık sık başına iş açar, ama bir gün çenesini tutamaması ona her zamankinden daha pahalıya mal olur. Konuşmaması gereken bir yerde, üstelik hiç uygun olmayan bir zamanda söyledikleri yüzünden büyük bir derde bulaşır. Bu kez İstanbul’da kalması mümkün değildir ve şehri terk etmek zorunda kalır. Yeni evi, daha önce hiç ayak basmadığı Gökçeada olacaktır. Zekeriya için İstanbul’daki hayatını geride bırakıp bu adaya yerleşmek önemli bir değişikliktir. Ancak gelişi yalnızca kendi yaşamını etkilemez. Hafize, Leyla ve Yarım Hasan’ın hayatları da onun Gökçeada’ya yerleşmesiyle birlikte eskisinden çok farklı bir hal alır.