

Herhangi bir mesleki uzmanlığı olmayan bir işçi (Necip Memili), bir heykeltıraşın (Devin Özgün Çınar) atölyesinde çalışmaya başlar. Yeni işi, beraberinde hayatını da değiştiren bir sanat ortamı getirir. Atölyede sanatla uğraşan heykeltıraş ile orada çalışmak üzere işe alınan işçinin konumları birbirinden farklıdır. Bu iki kişinin aynı yerde buluşmasıyla, sanatın farklı toplumsal sınıflar için taşıdığı anlam da günlük yaşamlarının bir parçası olur. Birinin sanatla kurduğu bağ, diğerinin ona yaklaşımıyla aynı değildir. İşçi, atölyede başlayan ve komik olayların eşlik ettiği bir maceranın içinde bulur kendini. Sanatın hayatına etkisi, yalnızca yaptığı işle sınırlı kalmaz; yaşadığı değişimin de temelinde yer alır.