

Gérald, Normandiya’nın eski dükalık günlerine fazlasıyla takıntılı, iyi niyetli ama tuhaf fikirleri olan bir adamdır. Ona göre bölgenin yeniden ciddiye alınması için geçmişin ihtişamını bugünün ortasına taşımak gerekir. Bunun en kestirme yolu olarak da Fatih William’a adanmış dev bir tarihi tema parkı kurmayı kafasına koyar. Fikir ilk başta komik bir heves gibi görünse de Gérald bunu son derece ciddi ele alır. Projeye destek bulmak için hırslı ve fırsat kollayan bir belgesel yönetmeniyle anlaşır. Film, bu büyük hayalin hazırlıklarını takip ederken hem yerel gururla dalga geçiyor hem de insanların tarihe tutunma biçimlerine hafifçe gülümsüyor. Ortaya biraz garip, biraz hüzünlü, bolca absürt bir çaba çıkıyor.