

Dilber Ay, Kahramanmaraş’ta sekiz çocuklu yoksul bir ailenin kızı olarak dünyaya gelir; hayatının ilk yılları bir çadırda geçer. Henüz 13 yaşındayken para karşılığında kendisinden yaşça büyük bir adama satılır ve onunla evlendirilir. Küçük yaşta yaptığı bu evlilikten çocukları olur. Şarkı söylediği için dayak yiyen, işkence gören Dilber Ay, bütün bu baskılara rağmen sesinden vazgeçmez. Doğuştan gelen yeteneğinden güç alarak sahneye adım atar ve şarkıcılıkta zirveye kadar yükselir. Ancak yaşamında yalnızca sahneler ve başarı değil, hapishane de vardır. Yoksullukla başlayan, zorla evlilik ve şiddetle devam eden hayatının en ağır dönemlerinde bile şarkı söylemeyi sürdürür; düştüğü yerden yeniden kalkmanın gücünü hep kendi sesinde bulur.