

Zeliha, ilk kez hayatını düzene sokup kendi ayakları üzerinde durmak için bir iş sahibi olmaya karar verir. En büyük isteği aşçı olmaktır ve bu hayalle şık bir restoranda çalışmaya başlar. Ancak patavatsızlığı, aceleciliği ve her işe kendi bildiği gibi karışması, mutfaktaki düzeni kısa sürede altüst eder. Restoranın kurallarıyla Zeliha’nın alışkanlıkları sık sık çatışırken, hem işini korumaya hem de aşçılık hayaline yaklaşmaya çalışır. Yeni çalışma ortamında karşılaştığı insanlar ve yaşadığı aksilikler, onun için beklediğinden daha zor bir sürecin kapısını açar. Zeliha, hayal ettiği mesleğe gerçekten uygun olup olmadığını anlamaya çalışırken kalbiyle ilgili sorunlarla da uğraşmak zorunda kalır.