

Orta yaşını geride bırakan Emily, kısa süre önce kaybettiği eşinin kendisini aldatmış olmasının yarattığı kafa karışıklığıyla, İngiltere kırsalındaki Hampstead'de yeni bir hayat kurmaya çalışır. Kocasına duyduğu öfke hâlâ geçmemiştir; oğlu da dahil olmak üzere artık kimseyle uğraşmak istemez. Bir gün evinin penceresinden tesadüfen gördüğü Donald, yaşama biçimiyle dikkatini çeker. Doğanın içinde, kendi bildiği gibi yaşayan bu aykırı adam, müteahhitlerin ve yatırımcıların baskısına rağmen evini satmayı reddeder. Donald'ın özgürlüğü ve alışılmışın dışındaki hayatıyla ilgilenmeye başlayan Emily, onun evini korumak için verdiği mücadeleye katılır. İngiltere'nin doğal güzellikleriyle tanınan Hampstead Heath parkında yatırımcılara karşı birlikte direnirler. Bu ortak mücadelenin içinde, ikisinin de beklemediği bir aşk başlar.